fenerbahçe takvimi
MySpace CommentsMySpace Codesmyspace Layouts

FallingObjects

Fener Bahçe

Fener Bahçe - Blogcu



Fener Bahçe

Merhaba.Biz 6/A sınıfıyız.Fener bahçeyi çok seviyoruz.Bu sitemizi fenerbahçe için açtık.Ferner Bahçenn en iyi paylaşım sitesi!

6/4/2008 - matematik fb aynı şey zaten :D

Kategori: fener
Yorum (23) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

 

6/4/2008 - EN BÜYÜK FENERBAHÇE BAŞKA BÜYÜK YOK!!!

Yorum (19) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

 

6/4/2008 - nickler

Kategori: fener
Fenerbahçe nickleri

Bana Kartali Veya Cimbomu Tut Cennete Gireceksin? Deseler, Ben Bir Fenerbahceli Olarak Cehenneme Girmeye Raziyim Derim..!


Sensiz Hayat Bir Iskence Dilimdesin. Gunduz Gece Satir Satir, Hece Hece Sampiyonsun Fe-ner-bah-ce


1907 De Dogdu Askimiz, Sari-lacivert Renkleri Oldu Sarkimiz, Sporun Her Dalinda Bizim Sanimiz, Hic Bitmedi-bitmeyecek Bizim Askimiz!!

Catlayin Cimbomlular Bu Yil Fener Sampiyoooooonnnnnnnnn!


Avrupa Avrupa Duy Sesimizi Iste Bu Fener''in Ayak Sesleri !!!


Cimbom Sana Kadikoy Extra Large...


Atam Izindeyiz Biz De Fenerbahceliyiz


Ben Herkesin Icinde Tekim Cunku Ben Fenerbahceliyim!!


Fenerbahce Sen Cok Yasa Canim Feda Olsun Sana. Hic Birseye Degisilmez Senin Sevgin Bu Dunyada. Lalalalaylaylay...


Bu Sene Son Olmali,arkasi Olmamali Soyletme Artik Fener Aci Hasret Sarkisini.


Yagmurlarda, Camurlarda, Istanbul ''da, Deplasmanda. Senin Icin Cektik Cefa, Hakkimiz Bu Mu Kanarya ?


Haydi Bastir Sanli Fener Senin Sevgin Omre Bedel Ne Kupalar Ne Oduller Ne De Cimbomlu Geceler Bu Dunyada Tek Istegim Var Mutlu Ol Yeter.

 Bir Sevgi Bu Anlatilmaz Anlatsanda Anlasilmaz Fenerli Olmayan Bilmez Bunu Hicbir Kitap Yazmaz Bu Dunyada Bir Buyuk Var Kabul Edilmez!


Mac Yaparken Sahada Sari Kanaryalar, Rakip Takima Krampon Toplatirlar! Siki Dur Karsi Defans! Fener Geliyor, Sut Ve Goool Aglari Deliyor!


Kalpleri Fetheden Renkler,yasa Fenerbahce! Turk''un Kalbi Senle Atar,yasa Feenrbahce! Mazinde Bir Tarih Yatar,yasa Fenerbahce!

Ne Mutlu Seni Sevene,yasa Fenerbahce!


Cihatlar,lefterler,canlar,fikretler Hala Sevilen Birer Abidedirler! Hic Bir Kulupte Olmayan Bu Dostluk, Yillar Yili Hep Sampiyon Olduk!


Canlar,yilmazlar,lefterler Geldi, Cemil, Ziya, Selcuk, Alparslan, Osman Oguz, Aykut, Ridvan, Engin Ve Niceleri! Bitmez Fener Efsaneleri!


Sari Lacivert Rengimiz Bizim!, Gurur Verir Tarihin Fenerbahcem Atamiz''in Sozunden Belli Degil Mi, En Buyuk Sensin Fenerbahcem!!!


Bir Fenerbahceli Dunyaya Bedeldir, O Da Atamizdir!!!!!


Gulersem Sevincim, Aglarsam Gozyasim, Olursem Topragim Ol Fenerbahcem


Senin Sevginle Geldik Bu Dunyaya Konusmayi Ogrendik Ilk Sozumuz Kanarya


Ne Okulu Bitirmek, Ne Bir Genc Kizi Sevmek, En Buyuk Dilegimiz Seni Sampiyon Gormek!

Yorum (12) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

 

6/4/2008 - fener

Kategori: fener

 

 

 

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

 

6/4/2008 - Fenerin Tarihçesi

Kategori: fener

 

 

 

Tarihçe



 

 

 

Kadıköy ve Fenerbahçesi;
İstanbul’un Kadıköy yakası; Allah’ın, yeryüzünü yaratırken kesinlikle ayrıcalıklı davrandığı bir eşsiz yöre... Tarihlerin henüz 1900 yılına ulaşmadığı İstanbul’da, Kalamış’ıyla

Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’ı Suadiye’si Moda’sı ile adeta bir rüya beldesi... Göz alabildiğine bomboş arsalarla yemyeşil çayırlara sahip bu yörede, doğanın insanları spor yapmak için sanki teşvik ettiği yıllar...

Ve de, İstanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde yansıyıp dalgalanırken, Fenerbahçe Burnu’nda yanıp sönerek yol gösteren bir fener Türk sporuna önderlik edeceği bir kulübe sembol olmanın da gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi uzak yıllara doğru aynı şevkle ışık saçacağı günlerin özlemi ile çakıp durmaya başlamıştı sanki... Ve de Kadıköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’nin bağrından çıkaracağı takımını önce yakınlara, sonra da yarınlara armağan edeceği günleri bekliyordu gayri...

Kuşdili Çayırında İlk Futbol Oyunu;
İlk futbol oyununun, bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere’de oynanmaya başlamasının üzerinden neredeyse yıllar ve yıllar geçmişti. Nihayet tarihler 1890’lı yıllara ulaştığında, Moda’da oturan İngiliz’ler de bu keyifli spordan iyice etkilenmiş ve o yemyeşil arsaların bulunduğu Kadıköy’ün geniş alanlarında, futbolu oynamaya başlamışlardı. Seyri çok keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de ilgi uyandıracağı ve de bu sporu onlara sevdireceği pek tabii idi ve hatta da kaçınılmazdı. Ama ne var ki, o sıralarda süren monarşi rejimi nedeniyle Müslüman Türkler için cemiyet kurmanın ve hatta mevcut cemiyetlere dahi üye olmanın yasak olmasından dolayı, Kadıköy Çayırlarında top koşturan İngiliz gençlere yine ancak Rum gençleri eşlik edebilmekteydi. Yine de, hemen her akşamüstü bilhassa Kuşdili Çayırında yapılan bu futbol maçları ya da antrenmanları, Kadıköy halkının büyük bir kesiminin ilgisini çekmekte, genellikle akşamüstleri zevk için de olsa oynanan bu futbol oyunu için, Kalamış’tan, Moda’dan, Kuyubaşı’ndan, ve hatta Haydarpaşa civarlarından gelecek öbek öbek halkı, gününe ve hava durumuna göre küçük ya da büyük kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi. Kadıköy halkının ekserisi ikindi sularında ayaklanır, günlerden Cuma ve Pazar değilse yani Kurbağalıdere’nin kenarındaki salaş tiyatroda Komik Hasan’ın tuluat kumpanyası oynanmıyorsa Kuşdili Çayırı’na doğru yola koyulurlardı. Yok, eğer günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya doğru ya da şimdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu Papazın Çayırı’na doğru yola koyulurlardı (*1). Omuzdaş kılıklı, burma bıyıklı tüylü tüysüz gençler, yanlarında boy boy çocuklarla hanım nineler ve de orta yaşlı hatunlar, Arap bacılar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan efendi kişiler, burada çayırı çepeçevre kuşatır, kadınlar getirdikleri kilimleri yayarlar, erkeklerin kimi toprağa bağdaş kurar, kimi büyükçe bir taşa oturur, kimi ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacısı, kağıt helvacısı, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçısı velhasılı satıcıların her çeşidi burada arzı endam eyler, burayı adeta panayır yerinden farksız kılardı. Ortadaki saha olacak alanda ise, kapı gibi gövdeli, başları açık, renk renk gömleklerinin kolları sıvalı, göğüsleri fora, bacaklarından dizkapaklarına kadar şortlu bir alay adam soluk soluğa koşuşurlar, birbirlerine çarpıp çarpıp, alt alta üst üste mecelleşirler, güya da top oynarlardı. Oynanan bu futbollardan örnek alan bazı gençler, Kadıköy’ündeki arsalarda ya da geniş çayırlarda onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir harradır bir gürradır gider, topa en çok vuranla onu en havalara yükselten erbab sayılırdı. Ne var ki bir süre sonra, bir başka deyişle 1900’lü yıllara iyice yaklaşılmasıyla birlikte, Moda’da oturan İngiliz gençlerinin artık modern futbolu oynamaya başlamaları ve dolayısıyla da oynadıkları futbolu daha seyredilir bir halde sunmaları, kendilerini hayran hayran seyreden Kadıköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakım kıpırdanmalara sebep oluyor, onlar gibi organize bir takım kurma isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya dönüştürmeye başlıyordu.

Kadıköy Football Association ;
1890’lı yıllarda İstanbul Moda’da yaşayan İngiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall, Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadıköy ve Moda’nın çayırlarında kendi aralarında bu oyunu yeni yeni oynamaya başladıklarında, İzmir’de yaşayan İngiliz aileleri, Bornova çayırlarında bu oyunu çoktan oynamaya başlamışlardı bile (*2). Zira sosyal ve idari bakımdan payitaht İstanbul’a uzak ve rahat iki şehir olan Selanik ile İzmir, 1870’li yıllarda Osmanlı’nın futbol oyunu için ilk taraftar bulduğu toprakları oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançların da etkisi ile Müslüman Türkler arasında gelişemediğinden, böylece de Osmanlı toprakları üzerinde ilk defa gayrimüslim ve levanten (ülkede yerleşmiş bulunan yabancı uyruklu) vatandaşlar tarafından oynanıyordu.

Moda’da futbolla tanışan ilk ailelerin İstanbul’da İngiltere elçiliği personeli görevlileriyle aralarında yaptıkları maç rekabetini, 1894 yılında İzmir’de “Football Club Smyrne”nin kurulması ile birlikte İstanbul - İzmir rekabeti izlemeye başlıyordu (*3). İzmir’de futbolun öncülüğünü yapan James La Fontaine, 1889 yılında İstanbul’a yerleştiğinde, Kadıköy’de İngilizlerin futbol-rugby karışımı bir oyun oynadıklarını görmüş ve onlarla kısa zamanda dostluk kurarak, daha iyi bildiği futbol oyununu onlara kabul ettirmişti. Tarihler 1897 yılını gösterdiğinde, James La Fontaine ve arkadaşları Kadıköy yakasında ilk kez bir futbol takımı olarak Kadıköy Football Association adı altında toplanıyor, takımı oluşturan İngiliz, Rum, Ermeni gençleri, genelde İstanbul’a sefere gelen İngiliz gemicilerle oynadıkları oyunlarını Kadıköy’ün çayırlarında sürdürüyor, ve her akşamüstü (ilk bölümde geniş bir biçimde sunduğumuz) o kalabalık izleyici kitlesine de seyrettiriyorlardı. Bu müsabakalar halkın öylesine ilgisini çekmişti ki “Football Association” takımı, iki yıl içerisinde “İzmir Karması” ile karşılıklı olarak futbol maçları yapmaya yönelmişti.

“BLACK STOCKING FC” Kuruluyor ;
Ne var ki, Sultan 2. Abdülhamid’in padişahlığının sürdüğü o dönemde, mevcut monarşi rejiminin korunması amacıyla Türk gençlerinin dernek kurmaları yasaktı. Bu durum ise, yabancı ve azınlıkların top koşturdukları kendi topraklarında futbol oynamanın imkan ve zevkinden mahrum olan ve onların aralarına karışarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak gıpta ile seyretmekle yetinen Kadıköylü Müslüman Türk gençleri arasında, sadece üzüntü değil aynı zamanda tabii ki öfke ve hırs da uyandırıyordu. İşte her türlü tehlikeyi göze alan bu gençlerden, deniz öğrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve Mehmet Ali ile, Kuşdili’nde Papazın Çayırı adı verilen topraklarda meşin yuvarlağa vuruşlar yapan arkadaşları bu özlemin sona ermesini amaçlıyorlar, ve 1899 yılında da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin dikkatlerinden kaçmak ve hışımlarından korunmak amacıyla bir İngiliz adı altında Black Stocking FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü) ‘nü kuruyorlardı. Ancak siyah çorap ve kırmızı üst formaları ile Türk gençlerinin oluşturduğu bu ilk Türk spor ve futbol topluluğu daha ilk maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyor ve hemen dağıtılıyordu.

1899; Fenerbahçe’nin Gerçek Kuruluş Yılı
Burada dikkati çeken en önemli nokta; Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Black Stocking FC ismi altında 1899 yılındaki bu ilk girişimindeki öncülük yapan gençler ile, ilerideki yıllarda kurulacak olan Kadıköy Futbol Kulübü (1902) ve Fenerbahçe Futbol Kulübü (1907) ismi altında toplanan gençlerin genelde aynı kişiler olacağıydı. Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stocking F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karşısında birer araçtırlar (*4). Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stocking (1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir.(*5)

 

 

 

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

 

<- :: Sonraki sayfa ->

Hakkımda

Son yazılarım

matematik fb aynı şey zaten :D
EN BÜYÜK FENERBAHÇE BAŞKA BÜYÜK YOK!!!
nickler
fener
Fenerin Tarihçesi

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Fener Bahçe

Kategoriler

Arkadaşlarım

sihirlitansu
nevishepsi
iremgirll
kaderkiz
fbliibo
blogilehersey

Bilgiler


[Sitene Ekle]





Get your own Chat Box! Go Large!